Çene kilitlenmesi, alt çenenin normal açılma veya kapanma hareketini yapamaması, hareketin bir noktada takılması ya da ağzın beklenen genişlikte açılamaması durumudur. Bazı hastalarda ağız tam açılamaz; bazılarında ağız açık kalır ve kapanmakta zorlanır. Bazı hastalar ise çenenin belli bir noktada takıldığını, sonra yana kaydırınca açıldığını veya kapandığını tarif eder.
Çene kilitlenmesi, çene eklemi yani TME ile ilişkili olabileceği gibi çiğneme kasları, eklem diski, bağ dokuları, diş sıkma, travma veya uzun süreli ağız açıklığı gibi farklı nedenlerle de oluşabilir. Hastalar bunu sık sık "ağzımı tam açamıyorum", "çenem bir noktada takılıyor", "ağzım açık kaldı, kapatmakta zorlandım", "esnerken çenem kilitlendi" veya "sabah uyandığımda çenem sert ve açılması zor oluyor" şeklinde anlatır.
Çene kilitlenmesi tek başına değerlendirilmemelidir; ağrı, çeneden ses, ağız açma miktarındaki azalma, diş sıkma ve kapanış değişikliği birlikte ele alınmalıdır.
Çene Kilitlenmesi Nasıl Olur?
Çene eklemi, alt çenenin kafatasıyla bağlantısını sağlayan özel bir eklemdir. Ağız açılırken alt çene önce döner, sonra öne doğru kayar. Bu hareket sırasında eklem diski de çene hareketine eşlik eder. Normalde bu hareket uyumlu gerçekleşir. Ancak eklem diskinin pozisyonu değişirse, kaslarda spazm oluşursa veya çene hareketi zorlanırsa çene hareketi bir noktada takılabilir.
Çene kilitlenmesi iki ana şekilde görülebilir: ağzın açılamaması veya sınırlı açılması, ya da ağzın açık kalıp kapanmakta zorlanması. Her iki durum da farklı mekanizmalara bağlı olabilir; bu nedenle "çenem kilitlendi" ifadesinin detaylı değerlendirilmesi gerekir.
Çene Kilitlenmesi Türleri Nelerdir?
Çene kilitlenmesi genel olarak kapalı ve açık kilitlenme olarak iki şekilde tarif edilebilir.
Kapalı kilitlenmede hasta ağzını normal genişlikte açamaz. Ağız açma hareketi kısıtlanır ve hasta çenesinin bir noktada takıldığını hissedebilir. Bu durumda genellikle ağız açma miktarı azalır, çene bir tarafa kayabilir, kulak önü ağrısı olabilir, çeneden daha önce klik sesi gelmiş olabilir, çiğneme zorlaşabilir ve ağrı eşlik edebilir. Kapalı kilitlenme bazı TME disk problemleriyle ilişkili olabilir.
Açık kilitlenmede ağız açık kalır ve hasta çenesini kapatmakta zorlanır. Bu durum bazen esneme, diş tedavisi sırasında uzun süre ağız açık kalması veya aşırı ağız açma sonrası ortaya çıkabilir. Ağız açık pozisyonda kalabilir, hasta paniğe kapılabilir, çene hareketi kontrol edilemeyebilir, eklem bölgesinde ağrı olabilir ve çenenin yerine dönmesi zorlaşabilir. Açık kilitlenme acil değerlendirme gerektirebilir; çeneyi zorla kapatmaya çalışmak doğru değildir.
Çene Kilitlenmesi Neden Olur?
Çene kilitlenmesinin birçok nedeni olabilir. En sık değerlendirilen nedenler arasında TME disk problemleri, çene eklemi hareket bozukluğu, kas spazmı, diş sıkma, bruksizm, çeneden ses gelmesiyle ilerleyen TME problemleri, travma, uzun süre ağız açık kalması, aşırı esneme, sert gıda çiğneme, sakız çiğneme alışkanlığı, oklüzal dengesizlik, yüksek dolgu veya kaplama, eklem bağlarında gevşeklik, eklem yüzeylerinde dejeneratif değişiklikler, enflamatuvar eklem durumları ve diş kaynaklı ağrıya bağlı kas kasılması yer alır. Çene kilitlenmesi tek bir nedene bağlı olmayabilir; diş sıkma, kas gerginliği ve eklem diski problemi aynı hastada birlikte bulunabilir.
Çene Kilitlenmesi TME Problemi midir?
Çene kilitlenmesi çoğu zaman TME ile ilişkili olarak değerlendirilir. Ancak her kilitlenme aynı TME probleminden kaynaklanmaz. Bazı kilitlenmeler eklem diskiyle, bazıları kas spazmıyla, bazıları travmayla veya çene hareketinin zorlanmasıyla ilişkili olabilir. TME kaynaklı kilitlenmeyi düşündüren bulgular arasında kulak önü ağrısı, çeneden klik veya kütleme sesi öyküsü, ağız açma miktarında azalma, çene açılırken yana kayma, çiğnerken eklem ağrısı, zaman zaman çenenin takılması, kapanışın değişmiş hissi ve diş sıkma veya bruksizm bulguları yer alır. Bu belirtiler varsa çene eklemi, kaslar ve oklüzyon birlikte değerlendirilmelidir.
Çene Diski Kayması Çene Kilitlenmesi Yapar mı?
Çene ekleminde disk adı verilen bir yapı bulunur. Bu disk, alt çene kemiği ile kafatası arasında hareket ederek eklemin daha uyumlu çalışmasına yardımcı olur. Diskin normal hareket düzeni bozulduğunda çeneden ses gelmesi, takılma veya kilitlenme oluşabilir. Bazı hastalarda önce çeneden klik sesi gelir; zamanla bu ses azalabilir fakat ağız açma kısıtlılığı başlayabilir. Bu durum her zaman aynı şekilde ilerlemez; ancak disk hareketiyle ilişkili bazı TME problemlerinde kilitlenme görülebilir.
Diskle ilişkili kilitlenmede ağız açmada kısıtlılık, çene açılırken bir tarafa kayma, daha önce klik sesi öyküsü, kulak önü ağrısı, çiğnerken zorlanma ve çene hareketinde takılma hissi olabilir. Kesin değerlendirme için klinik muayene ve bazı durumlarda görüntüleme gerekebilir.
Diş Sıkma Çene Kilitlenmesi Yapar mı?
Diş sıkma her hastada doğrudan çene kilitlenmesi yapmaz. Ancak diş sıkma, çene kaslarını ve çene eklemini yük altında bırakarak bazı hastalarda kilitlenme riskini artırabilir veya mevcut TME problemini belirginleştirebilir. Diş sıkmanın kilitlenmeye katkısı çiğneme kaslarında aşırı kasılma, masseter ve temporalis kaslarında sertlik, eklem üzerindeki yükün artması, kas spazmı gelişmesi, çene hareket koordinasyonunun bozulması, TME disk problemlerinin belirginleşmesi ve sabah çene sertliği yoluyla olabilir. Diş sıkma bulguları varsa çene kilitlenmesi yalnızca eklem problemi olarak değil, çiğneme sisteminin aşırı yüklenmesi olarak da değerlendirilmelidir.
Bruksizm Çene Kilitlenmesine Neden Olur mu?
Bruksizm; diş sıkma, diş gıcırdatma veya çene kaslarının istemsiz aşırı aktivitesidir. Bruksizm çene kaslarını yorabilir, dişleri aşındırabilir ve TME üzerindeki yükleri artırabilir. Bruksizmle birlikte kilitlenmeyi düşündüren belirtiler arasında sabah çene yorgunluğu, dişlerde aşınma, gece gıcırdatma sesi, çene kaslarında sertlik, şakak ağrısı, kulak önü ağrısı, çeneden ses gelmesi, ağız açmada zorlanma ve diş hassasiyeti yer alır. Bruksizm varsa gece plağı veya splint değerlendirilebilir; ancak kilitlenme varsa basit gece plağı yerine daha kapsamlı TME ve oklüzyon değerlendirmesi önemlidir.
Çeneden Ses Gelmesi Çene Kilitlenmesine Dönüşür mü?
Her çene sesi kilitlenmeye dönüşmez. Ağrısız ve stabil klik sesi olan birçok kişi yıllarca ciddi problem yaşamadan takip edilebilir. Ancak bazı durumlarda çeneden ses gelmesine takılma, ağrı veya ağız açma kısıtlılığı eşlik etmeye başlarsa TME değerlendirmesi gerekir. Klik sesi yeni başladıysa, ses giderek artıyorsa, çene açılırken takılma varsa, ağız açma miktarı azalıyorsa, sesle birlikte ağrı varsa, çene zaman zaman kilitleniyorsa, çene hareketi yana kayıyorsa veya diş sıkma bulguları varsa daha dikkatli olunmalıdır. Çene sesi tek başına değil, eşlik eden belirtilerle birlikte anlam kazanır.
Sabah Çene Kilitlenmesi Neden Olur?
Sabah çene kilitlenmesi veya çeneyi açmada zorlanma, gece boyunca diş sıkma, bruksizm, kas sertliği veya TME yüklenmesiyle ilişkili olabilir. Hasta sabah çenesini açarken sertlik, ağrı veya takılma hissedebilir. Sabah kilitlenmesini düşündüren belirtiler arasında sabah ağız açmada zorlanma, çene kaslarında sertlik, dişlerde basınç hissi, şakak ağrısı, kulak önü ağrısı, diş aşınması, gece gıcırdatma sesi ve gün içinde açılmanın yavaş yavaş rahatlaması yer alır. Ancak sabah çene sertliği her zaman diş sıkmaya bağlı değildir; eklem disk problemleri, iltihabi eklem durumları, uyku pozisyonu ve kas-iskelet sistemi etkileri de değerlendirilmelidir.
Çene Kilitlenmesi Ağrı Yapar mı?
Çene kilitlenmesi ağrılı veya ağrısız olabilir. Bazı hastalarda yalnızca hareket kısıtlılığı vardır; bazılarında ise kulak önü ağrısı, çene kası ağrısı, şakak ağrısı veya çiğnerken ağrı eşlik eder. Ağrı kulak önü, çene eklemi bölgesi, çene köşesi, yanak, şakak, alt çene hattı ile boyun ve ensede hissedilebilir. Ağrı varsa kilitlenme daha dikkatli değerlendirilmelidir; çünkü ağrı kas spazmı, eklem kapsülü hassasiyeti veya disk-eklem ilişkili bir sorunun belirtisi olabilir.
Çene Kilitlenmesi Tek Taraflı Olur mu?
Evet. Çene kilitlenmesi tek taraflı hissedilebilir. Hasta çenesinin sağda veya solda takıldığını, ağız açarken bir tarafa kaydığını veya tek taraflı kulak önü ağrısı olduğunu söyleyebilir. Tek taraflı kilitlenmede tek taraflı TME disk problemi, tek taraflı kas spazmı, tek taraflı çiğneme alışkanlığı, oklüzal dengesizlik, diş kaynaklı ağrı, tek taraflı travma ve çene hareket koordinasyon bozukluğu değerlendirilebilir. Tek taraflı şikâyetlerde diş, kas ve eklem birlikte değerlendirilmelidir.
Çene Kilitlenmesi Diş Ağrısı Gibi Hissedilir mi?
Bazı hastalarda çene kilitlenmesi veya TME problemleri diş ağrısı gibi hissedilebilir. Özellikle çiğneme kaslarındaki ağrı azı dişleri bölgesine yansıyabilir; ayrıca diş sıkma varsa dişlerde basınç ve hassasiyet oluşabilir. Ancak gerçek diş ağrısı da çene hareketini kısıtlayabilir; örneğin enfekte diş, yirmi yaş dişi, apse veya çatlak diş çevresinde ağrı varsa hasta ağzını açmakta zorlanabilir. Bu nedenle çene kilitlenmesi olan hastada diş kaynaklı nedenler de dışlanmalıdır.
Çene Kilitlenmesi Kulak Ağrısı Yapar mı?
Çene eklemi kulağın hemen önünde yer aldığı için çene kilitlenmesi veya TME problemleri kulak önü ağrısı gibi hissedilebilir. Hasta bazen "kulağım ağrıyor" der; ancak sorun çene eklemi çevresinden kaynaklanıyor olabilir. TME kaynaklı kulak önü ağrısında çene hareketiyle artan ağrı, çeneden ses gelmesi, ağız açmada zorlanma, çiğnerken kulak önü ağrısı, diş sıkma bulguları ve sabah çene yorgunluğu olabilir. Ancak gerçek kulak hastalıkları da kulak ağrısı yapabilir; işitme kaybı, akıntı, ateş, baş dönmesi veya kulakta dolgunluk varsa kulak-burun-boğaz değerlendirmesi önemlidir.
Çene Kilitlenmesi Tehlikeli midir?
Çene kilitlenmesi her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak ihmal edilmemesi gereken bir belirtidir. Özellikle ağız açma belirgin kısıtlandıysa, çene açık kaldıysa, ağrı şiddetliyse veya kilitlenme tekrarlıyorsa muayene gerekir. Ağız aniden açılamıyorsa, ağız açık kaldıysa, kilitlenme tekrarlıyorsa, ağrı şiddetliyse, çene hareketi giderek azalıyor gibi hissediliyorsa, travma sonrası oluştuysa, ateş veya şişlik varsa, diş enfeksiyonu şüphesi varsa, kulak şikâyetleri eşlik ediyorsa veya kapanış değiştiyse daha dikkatli olunmalıdır. Bu durumlarda kendi kendine müdahale etmek yerine değerlendirme gerekir.
Çene Kilitlenmesi Kendiliğinden Geçer mi?
Bazı hafif kilitlenme veya takılma hissi kısa sürede rahatlayabilir. Özellikle kas gerginliği, geçici zorlanma veya stres dönemleriyle ilişkili durumlarda belirtiler azalabilir. Ancak bu her hasta için geçerli değildir. Ağız açma belirgin sınırlıysa, çene açık kaldıysa, kilitlenme tekrarlıyorsa, ağrı artıyorsa, çeneden sesle birlikte takılma varsa, çiğneme zorlaştıysa, kapanış değişmiş gibi hissediliyorsa veya diş sıkma ve aşınma belirtileri varsa kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir. Kilitlenme tekrarlıyorsa nedeni araştırılmalıdır.
Çene Kilitlenirse Evde Ne Yapılmalı?
Çene kilitlenmesi yaşandığında panik yapmak ve çeneyi zorlamak doğru değildir. Özellikle çene açık kaldıysa veya ağız açılamıyorsa sert hareketlerden kaçınılmalıdır. Evde çeneyi zorla açmaya veya kapatmaya çalışmamak, sert yiyecek ve sakız çiğnememek, çeneyi sürekli oynatıp test etmemek, ağrı varsa çeneyi dinlendirmek, büyük lokmalar almamak, esnerken ağzı aşırı açmamak ve tekrarlayan kilitlenme varsa muayene olmak faydalıdır. Çene açık kaldıysa, kapanmıyorsa veya ağrı şiddetliyse acil değerlendirme gerekebilir.
Çene Kilitlenmesinde Ne Yapılmamalı?
Çene kilitlenmesinde bazı davranışlar sorunu artırabilir. Çeneyi zorla açmak veya kapatmak, ağrı varken sert gıda çiğnemek, uzun süre sakız çiğnemek, çeneyi sürekli kütletmek, hazır plakları kontrolsüz kullanmak, muayenesiz egzersizleri zorlamak, kendi kendine eklemi yerine oturtmaya çalışmak ve ağrı artmasına rağmen beklemek kaçınılması gereken davranışlardır. Özellikle açık kilitlenmede çeneyi zorlamak doğru değildir; klinik müdahale gerekebilir.
Çene Kilitlenmesi Nasıl Değerlendirilir?
Çene kilitlenmesi değerlendirilirken yalnızca çenenin açılıp açılmadığına bakılmaz. Dişler, kaslar, çene eklemi, oklüzyon ve çene hareket paterni birlikte değerlendirilir. Muayenede ağız açma miktarı, çene açma yönü, çene hareketinde kayma, eklem sesleri, kilitlenmenin açık mı kapalı mı olduğu, ağrının yeri, kas hassasiyeti, kulak önü hassasiyeti, diş sıkma bulguları, diş aşınması, oklüzal temaslar, yüksek dolgu veya kaplama, diş kaynaklı ağrı, travma öyküsü ve önceki TME şikâyetleri incelenebilir. Gerekli durumlarda MR gibi görüntüleme yöntemleri değerlendirilebilir.
Çene Kilitlenmesinde MR Gerekir mi?
Her çene kilitlenmesinde MR gerekmez. Ancak eklem diski, eklem içi yapılar veya uzun süren TME problemi düşünülüyorsa MR faydalı olabilir. MR; ağız açma kısıtlılığı devam ediyorsa, kapalı kilitlenme şüphesi varsa, disk problemi düşünülüyorsa, ağrı uzun süredir varsa, konservatif yaklaşımlara yanıt yoksa, cerrahi veya ileri tedavi düşünülüyorsa ve çene hareketlerinde ciddi bozukluk varsa gündeme gelebilir. MR kararı muayene bulgularına göre verilmelidir.
Çene Kilitlenmesi Nasıl Tedavi Edilir?
Çene kilitlenmesinin tedavisi nedenine göre planlanır. Kas spazmı kaynaklı kilitlenme ile disk problemi veya açık kilitlenme aynı şekilde tedavi edilmez. Tedavi seçenekleri arasında çene dinlendirme önerileri, sert gıdalardan kaçınma, gündüz diş sıkma farkındalığı, kas gevşetici destekler, kontrollü egzersizler, fizyoterapi, gece plağı, splint tedavisi, oklüzyon değerlendirmesi, yüksek dolgu veya kaplama kontrolü, TME görüntüleme ve gerekirse çene cerrahisi değerlendirmesi yer alır. Tedavide amaç her hastada aynı değildir; bazı hastalarda ağrıyı azaltmak, bazılarında ağız açmayı artırmak, bazılarında ise tekrar kilitlenmeyi önlemek hedeflenir.
Çene Kilitlenmesinde Gece Plağı Kullanılır mı?
Eğer çene kilitlenmesine diş sıkma, bruksizm, diş aşınması veya sabah çene yorgunluğu eşlik ediyorsa gece plağı bazı hastalarda koruyucu olabilir. Ancak kilitlenme olan hastalarda basit gece plağı her zaman yeterli değildir. Gece plağı daha çok diş sıkma, diş gıcırdatma, diş aşınması, diş hassasiyeti, çene kaslarında sabah sertliği ve restorasyon kırıkları olan durumlarda düşünülür. Ancak çene kilitlenmesi, TME disk problemi veya ağız açma kısıtlılığı varsa splint ve daha kapsamlı TME değerlendirmesi gerekebilir.
Çene Kilitlenmesinde Splint Ne Zaman Gerekir?
Splint, çene eklemi, çiğneme kasları ve oklüzyon ilişkisini değerlendirmek ve yükleri daha kontrollü yönetmek için kullanılan kişiye özel apareydir. Çene kilitlenmesinde splint; kapalı kilitlenme öyküsü varsa, çeneden ses gelmesi ve kilitlenme birlikteyse, diş sıkma belirginse, ağız açma kısıtlılığı varsa, kas hassasiyeti eşlik ediyorsa, kulak önü ağrısı varsa, oklüzal dengesizlik düşünülüyorsa, gece plağı ağrıyı artırıyorsa ve restoratif tedavi öncesi sistem test edilecekse değerlendirilebilir. Splint her hastada aynı tasarımla yapılmaz; takip ve kontrol önemlidir.
Hazır Gece Plağı Çene Kilitlenmesinde Kullanılır mı?
Çene kilitlenmesi olan hastalarda hazır gece plağı kullanımı riskli olabilir; çünkü hazır plaklar kişiye özel değildir ve oklüzal temasları kontrolsüz hale getirebilir. Hazır plakların olası sorunları arasında dişlere tam oturmama, dengesiz temas oluşturma, çene kaslarını daha fazla çalıştırma, TME yükünü artırma, ağrıyı artırma, çene pozisyonunu kontrolsüz etkileme ve plak çiğneme alışkanlığı oluşturma yer alır. Çene kilitlenmesi olan hastalarda kişiye özel değerlendirme yapılmadan aparey kullanmak doğru değildir.
Çene Kilitlenmesinde Egzersiz Yapılır mı?
Bazı çene kilitlenmesi vakalarında egzersiz yararlı olabilir; ancak her hastaya aynı egzersiz önerilmez. Yanlış egzersiz çene eklemini zorlayabilir ve ağrıyı artırabilir. Egzersizler ağız açma hareketini kontrollü artırmak, kas spazmını azaltmaya destek olmak, çene hareket koordinasyonunu geliştirmek, çeneyi orta hatta açmayı öğretmek ve fonksiyonu desteklemek amaçlarıyla planlanabilir. Ancak akut kilitlenme, şiddetli ağrı veya açık kilitlenme varsa bilinçsiz egzersiz yapılmamalıdır; egzersiz muayene sonrası verilmelidir.
Çene Kilitlenmesinde Fizyoterapi Gerekir mi?
Bazı hastalarda fizyoterapi desteği gerekebilir. Özellikle kas spazmı, boyun-postür ilişkisi, kronik TME ağrısı veya hareket kısıtlılığı varsa fizyoterapi tedaviye katkı sağlayabilir. Fizyoterapi; kas kaynaklı ağrı belirginse, boyun ve omuz gerginliği eşlik ediyorsa, ağız açma hareketi kısıtlıysa, çene hareket koordinasyonu bozulmuşsa, tekrarlayan kilitlenme varsa ve splint tedavisine ek destek gerekiyorsa değerlendirilebilir. Bazı vakalarda diş hekimi ve fizyoterapist iş birliği önemlidir.
Çene Kilitlenmesi Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Her çene kilitlenmesi kalıcı problem oluşturur demek doğru değildir. Ancak tekrarlayan veya ilerleyen kilitlenmelerde çiğneme fonksiyonu etkilenebilir. Tedavi edilmediğinde bazı hastalarda ağız açma kısıtlılığı devam edebilir, çiğneme zorlaşabilir, ağrı kronikleşebilir, çene hareketi bozulabilir, tek taraflı çiğneme gelişebilir, kas ağrısı artabilir, diş sıkma etkileri belirginleşebilir, yaşam kalitesi düşebilir ve restoratif tedaviler riskli hale gelebilir. Bu nedenle tekrarlayan kilitlenmelerde değerlendirme önemlidir.
Ne Zaman Acil Değerlendirme Gerekir?
Ağız açık kaldıysa ve kapanmıyorsa, ağız aniden açılamıyorsa, ağrı çok şiddetliyse, travma sonrası kilitlenme olduysa, yüzde şişlik veya ateş varsa, diş enfeksiyonu şüphesi varsa, çene hareketi hızla kötüleşiyorsa, kapanış aniden değiştiyse veya yutma ya da nefes alma güçlüğü eşlik ediyorsa çene kilitlenmesi geciktirilmeden değerlendirilmelidir. Bu durumlarda kendi kendine müdahale etmek yerine profesyonel yardım alınmalıdır.
Biyofonksiyonel Yaklaşımda Çene Kilitlenmesi
Biyofonksiyonel yaklaşımda çene kilitlenmesi yalnızca eklemin mekanik bir takılması olarak değerlendirilmez. Dişler, çene eklemi, çiğneme kasları, oklüzyon, diş sıkma, çiğneme paterni ve baş-boyun ilişkisi birlikte incelenir.
Bu yaklaşımda kilitlenmenin açık mı kapalı mı olduğu, ağız açma miktarı, çeneden daha önce ses gelip gelmediği, diş sıkma varlığı, dişlerde aşınma, kas spazmı, eklem diskinin etkilenip etkilenmediği, oklüzal temasların dengesi, gece plağı mı splint mi gerektiği, fizyoterapi desteği gerekip gerekmediği ve görüntüleme ihtiyacı önemlidir. Amaç yalnızca çeneyi açmak veya kapatmak değil; kilitlenmeye yol açan sistem yüklerini anlamaktır.
Sonuç: Çene Kilitlenmesi Nedir?
Çene kilitlenmesi, ağzın normal şekilde açılamaması, kapanamaması veya çene hareketinin bir noktada takılı kalması durumudur. TME disk problemleri, çiğneme kası spazmı, diş sıkma, bruksizm, travma, uzun süre ağız açık kalması veya oklüzal dengesizlik gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Çene kilitlenmesine ağrı, çeneden ses gelmesi, ağız açmada belirgin kısıtlılık, kulak önü ağrısı, diş sıkma, diş aşınması veya kapanış değişikliği hissi eşlik ediyorsa klinik değerlendirme gerekir.
Çene kilitlenmesi tek başına değil; çene eklemi, kaslar, diş sıkma ve oklüzyon ilişkisi içinde değerlendirilmelidir.
Hekim notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çene kilitlenmesi açık veya kapalı tipte olabilir ve nedeni her hastada farklıdır. Ağız açık kaldıysa, ağız açılamıyorsa, ağrı şiddetliyse, travma sonrası geliştiyse veya kilitlenme tekrarlıyorsa klinik değerlendirme gerekir. Diş sıkma, TME, çiğneme kasları ve oklüzyon birlikte incelenmeden doğru tedavi planı oluşturulamaz.



